Joan Miró’nun Mallorca’daki Stüdyosu Yeniden Açılıyor

Josep Lluís Sert tarafından tasarlanan Joan Miró'nun hayalindeki stüdyo, restorasyon sonrası yeniden ziyarete açılıyor.

Fotoğraflar: Fundació Pilar i Joan Miró a Mallorca

Joan Miró (1893-1983), kendisi için mükemmel bir stüdyo, her şeyin mümkün olduğu ideal bir çalışma alanı hayal ediyordu. Miró 60 yaşına geldiğinde sanat yaşamı boyunca hayalini kurduğu stüdyo, mimar arkadaşı Josep Lluís Sert tarafından tasarlandı. Bir dönem Le Corbusier’in yanında çalışmış olan Josep Lluís Sert’in İspanya’da Mallorca adasında tasarladığı ve Miró’nun 1956’da yerleştiği stüdyo, kapsamlı bir restorasyondan sonra Fundació Pilar i Joan Miró a Mallorca Vakfı tarafından ziyarete açıldı.

Joan Miró, Josep Lluís Sert ile 1930’larda Paris’te tanıştı. Sert, savaş zamanı 1939’da Amerika’ya sürgün edildikten sonra şehir planlama üzerine çalıştı.1953’te Yale Üniversitesi’nde bir yıl süreyle ziyaretçi profesör olan Josep Lluís Sert, ardından Harvard School of Design dekanlığı yaptı. Bu dönemde Miró, Mallorca’da Akdeniz’in gösterişli manzarasına sahip araziyi satın aldı.

Sert, devam eden sürgün yıllarında annesini ziyaret etmesi için verilen özel izinle Avrupa’ya yolculuk etti. Avrupa’daki ilk projesinin alanını yalnızca bir kez ziyaret edebilen Josep Lluís Sert’in yokluğunda yapım sürecini Miró’nun kayınbiraderi Enric Juncosa denetledi.

Miró’nun özlemle beklediği ideal stüdyosunu ortaya çıkarmayı hedefleyen sanatçı ve mimarın uzun süren fikir alışverişleri sonucunda stüdyonun pişmiş topraktan zemin karoları sayesinde toprak ile bütünleşmesi ancak aynı zamanda kuş benzeri karakteristik çatısı ile gökyüzüne uzanması düşünüldü.

Le Corbusier gibi Josep Lluís Sert de Miró’yu tasarımının merkezine yerleştiren modüler bir sistem kullandı. Sürgülü kapılar, mekânlar arasında esneklik sağlarken, çatı pencereleri Miró’nun çalışmalarında önemli olan büyülü Akdeniz ışığını stüdyoya ulaştırıyordu.

Stüdyonun dikkat çekici özelliği, güneydeki deniz manzarasına bakan cephenin neredeyse tamamen sağır olması. Bu cephenin alt kotunda yalnızca iki pencere bulunuyor. Miró’nun stüdyosu, bir manzaraya sahip değil. Böylece stüdyo, muhteşem manzara ile rekabet etmiyor. Ancak dışarı adım atıldığında ortamla yeniden bağlantı kuruluyor.

Miró, 1956’da stüdyoya ilk taşındığında yapıdan resim yapamayacak kadar etkilenmişti. Fakat duvarlara kartpostallar astıktan ve kişisel eşyalarını mekâna yerleştirdikten sonra hayatının en üretken dönemine adım attı. Yalnız çalışmayı tercih eden Miró, çalışmalarını sanat eserine dönüştürmeden önce aylar boyunca meditasyon yapardı. Sanatçı, tüm eserlerinin neredeyse üçte birini bu stüdyoda üretti.

Miró’nun eserlerini satın alan Aimé Maeght, sanatçı ve mimarın işbirliğinden aldığı ilhamla Fransa’nın güneyindeki Saint Paul de Vence’de Josep Lluís Sert’in tasarladığı Fondation Maeght‘i kurdu.

Miró, stüdyosunda 1970’lere kadar çalıştı. Restorasyon sürecinde, özgün stüdyo ortamının korunması için sanatçının son çalışma koşullarının derinlemesine bir analizi yapıldı.

Küratör Patricia Juncosa Vercchierini, üretim ortamının özelliklerini geri getirmek için sanatçıları stüdyoya davet etti. Miró’nun gizli üretim süreçlerini anlamaya çalışmak için yerdeki boya izleri incelendi. Stüdyoda dağınık halde duran yarım kalmış tuvaller kaldırıldı ve yerlerine kopyaları konuldu.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.