Süper Kent Sivas

Ocak, Şubat, Mart ve Nisan ayları boyunca devam edecek olan Süper Kent dosyasında bu sefer Sivas kentine odaklanıyoruz.

Sivas, denizden 1.285 metre yukarıda, 621.301 (2017 TÜİK verilerine göre) nüfuslu bir Doğu İç Anadolu kenti.   

Adını 3’üncü yüzyılın sonlarında kuruluna Roma kenti Sebastea’dan alan Sivas, Türkiye Cumhuriyetinden önce Sasani İmparatorluğu, Roma ve Bizans İmparatorlukları, Danişmentliler Beyliği, Selçuklular ve Osmanlının yönetimine girmiş önemli bir kent. 

Sivas Kalesi’nin bulunduğu alanın üst bölümü olan Topraktepe’de bulunan Hitit kalıntıları, kentin kuruluşunun M.Ö. 2000 yıllarına dayandığını gösteriyor ancak kentin yakınında yer alan verimli Kızılırmak Nehri ve çevresinde Neolitik Çağ’dan beri iskan edilmiş olduğu biliniyor.

Hellenistik dönemde Kapadokya’nın parçası, Doğu Roma İmparatorluğu’nda ise Küçük Ermenistan olarak anılan bölgenin başkenti olan -o zamanki ismiyle- Sebastia, yüzyıllar boyunca savaş içinde olan Sasani’ler ile Roma arasında el değiştirdi. Roma’nın idaresi altında Anadolu’nun önemli merkezlerinden birine dönüşen Sivas, Malazgirt Meydan Muharebesinden sonra Danişmentliler Beyliği tarafından ele geçirildi. Mezopotamya, Akdeniz ve Karadeniz’den gelen ticaret yollarının (Kral Yolu ve İpek Yolu) kesişiminde yer alan Sivas şüphesiz en varlıklı yıllarını Selçuklu döneminde yaşadı.


Buruciye Medresesi (1271)

Anadolu’nun diğer büyük merkezleri Ankara, Kayseri ve Konya gibi, zirai pazar ve kervan kenti olarak zenginleşen Sivas, 13’üncü yüzyılda Anadolu’nun tanık olduğu iktisadi kalkınmadan en çok etkilenen kentlerden biriydi. Nitekim, Selçukluların Darül-âla olarak adlandırdığı kent, devletin en önemli eğitim ve sağlık yapılarının bir bölümüne ev sahipliği yapıyordu.

Osmanlı himayesi altında da kentsel gelişimini sürdüren, nüfus çekmeye devam eden ancak Yeni Dünya’nın keşfi nedeniyle Anadolu’dan ticaret yollarının önemini azalması ile eski görkeminin gölgesinde kalmış bir kent… 1930’larda kentin içinden  geçen demiryolu hattı ve 1938 yılında açılan çimento fabrikası ile bu dönemde yapılan yatırımların büyük bir kısmı, tarım odaklı üretimden sınai üretime geçen nüfusun yeni ihtiyaçları doğrultusunda açılan bulvarlar ve konut alanlarıydı.


Solda Sivas 1950’ler; Sağda Gökmedrese (1277)

Danışmentlerin inşa ettiği Ulu Cami; Anadolu Selçuklulardan kalma Çifte Minareli Medrese, Gök Medrese, Buruciye Medresesi gibi önemli eğitim yapıları; Osmanlı döneminden, 1892 yılında inşa edilen Mekteb-i İdadi-i Mülki (askeri okul öncesi eğitim kurumu) olarak kullanılan ve Sivas Kongresi’nin yapıldığı 4 Eylül Kongre Binası, Jandarma Binası, Hükümet Konağı, Meydan Camii, Kurşunlu Hamamı, Mekteb-i Sanayi imalathanesi (Arkeoloji Müzesi) ve 19’uncu yüzyılda inşa edilen Taşhan, Sivas’taki önemli yapılara örnek olarak verilebilir.

Süper Kent Sivas kapsamında kentin zengin Selçuklu ve Osmanlı tarihi, 20’inci yüzyıldaki kentleşme süreci ve tabii ki şehrin geleceği üzerine yayınlar yapacağımız Ocak, Şubat, Mart, Nisan aylarında dosyamıza katkıda bulunmak veya önerileriniz için editor@arkitera.com’a email gönderebilirsiniz.

* Kapak fotoğrafı: Sivas Hükümet Konağı (1936)

Kaynakça:

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.