Bursa Doğanbey Kentsel Dönüşüm Projesi

Bursa Doğanbey Kentsel Dönüşüm Projesi

Uludağ Üniversitesi Mimarlık Bölümü öğrencisi Muhammad Abdullatif'in, Mimari Tasarım 8 dersi kapsamında, M. Özgür Ediz, Yasemin Erbil, Egemen Kaymaz, Yıldız Çağlı ve Ufuk Toktaş yürütücülüğünde tasarladığı diploma projesi.

Günümüzde, Türkiye’de özellikle konut alanların yenilendiği kentsel dönüşüm projeleri önemli bir gündem maddesidir. 2012 yılında çıkarılan “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun” ile birlikte kentsel dönüşüm üst düzeyden yerel ölçeğe uzanan planlama politikalarında önemli bir konumda yer almaktadır. Kentsel dönüşüm eyleminin toplum zihninde yarattığı imge genellikle süreçte ortaya çıkan fiziksel değişim olsa da kavram planlama, sosyal, kültürel, çevresel ve ekonomik boyutlarıyla bir bütün olarak irdelenmelidir.

Çalışma alanı olarak belirlenen Doğanbey; kent içerisindeki konumu ve tarihi miras olan Hanlar Bölgesi’ne yakınlığı ile birlikte uygulama ve planlama sürecinin işleyişi ile de fiziksel çevrenin değişimine çarpıcı bir örnek olmuştur. Yaratılan fiziksel çevre, kent merkezinde ve tarihi bir çevrede yer almasına rağmen konumu ve yerel koşulları dikkate almaması, kent siluetindeki tavrı, karar süreçlerinin şeffaf ve demokratik olmaması ve sosyal boyutun önemsenmemesi nedeniyle Doğanbey TOKİ kentsel dönüşüm projesi hem kentli hem de kullanıcısı açısından negatif bir örnektir. Osmanlı Devleti’ne başkentlik yapmış olması nedeniyle değerli bir tarihi ve kültürel mirasa sahip olan Bursa’nın coğrafi konumu, tarımsal, ticari ve endüstriyel potansiyelinin yüksek olması kentin çekiciliğini her dönem korumasını sağlamaktadır. Proje alanı ve çevresinde Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından tescil altına alınmış anıtsal yapılar ve sivil mimarlık örnekleri yer almaktadır. Alanın doğusunda Ördekli Hamamı Çevresi Kentsel Sit Alanı bulunurken, Gazcılar Caddesi ve Fomara Caddesi’ne yönelmiş kuzey ve batı bölümlerinde, çok katlı iş merkezleri- MİA bölgesi -bulunmaktadır. TOKİ Kentsel dönüşüm projesi yıkımı öncesinde 4-5 katlı bitişik nizamlı binaların varlığına rağmen, bölgede organik dokunun hakim olduğu ve mevcut yapıların çoğunlukla 1 ve 2 katlı olduğu görülmektedir.

TOKİ’ler artık NEGATİF bile olsa, Bursa’nın tarihinde önemli bir yer aldı ve tarih serisinden silmemeliyiz, şehrin merkezinde öyle bir proje yapıldığı zaman bir ütopyaya ulaşılmaya çalışmış olabilir ama sonuç bir vahşet idi. O vahşetten bir ütopyaya ulaşabilmek için görsel şiddeti yerine şiddetsizliği yerleştirdim. Kentin dokusu anıtında her neslin tarihini yansıtan görsel bir tarihi metin içermektedir. Belki halkın ihtiyacına bir yanıttı ama ve o metin o çağın düşüncelerini inançlarını vs. yansıtıyor. Şehir merkezi kimliğini ve benzersizliğini ana hatlarıyla tanımlayan, eski ve yeni karışım birleştiren ve çeşitli mimari tarz ve program sunuyor.

Bu yüzden TOKİ’leri kısmen korumak, tarihi korumak demektir. Geçmişte yapılan bina örnekleri, önceki insanların çevrelerini çevreleyen ortamlara uyum sağlama konusunda nasıl yaşadıklarını, düşündüklerini ve üstesinden geldiklerini bilmek için önemli bir araçtır. Ki bir kentin evrimini güncel bir bağlamda anlamak için zaman çok önemlidir. Şehirler farklı dönüşüm faktörlerinin üst üste binmesinin bir sonucu olduğu için, geçmişte onları etkilemiş olan olaylar mevcut durumlarına ve geleceğe dönük olarak hazırlanmasına neden olmuştur.

Eski bir binanın yıkılması, kaçınılmaz olarak, insanların alışkanlıklarını etkilemektedir, çünkü kendilerinin ölen kısımlarını görmektedirler. Her ne kadar bu yapıların büyük bölümleri vatandaşların ortak ihtiyaçlarını karşılamak için yapılmış olsa da, fikirleri temsil eder, TOKİ örnek olarak bahsedecek olursak, sayı olarak insanlar, yolsuzluk, inşaat yatırımları, zevksizlik, tarihi mirası değer vermemek gibi değerler algılanabiliriz.

Günümüzde, Türkiye’de özellikle konut alanların yenilendiği kentsel dönüşüm projeleri önemli bir gündem maddesidir. 2012 yılında çıkarılan “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun” ile birlikte kentsel dönüşüm üst düzeyden yerel ölçeğe uzanan planlama politikalarında önemli bir konumda yer almaktadır.

Kentsel dönüşüm eyleminin toplum zihninde yarattığı imge genellikle süreçte ortaya çıkan fiziksel değişim olsa da kavram planlama, sosyal, kültürel, çevresel ve ekonomik boyutlarıyla bir bütün olarak irdelenmelidir. Çalışma alanı olarak belirlenen Doğanbey; kent içerisindeki konumu ve tarihi miras olan Hanlar Bölgesi’ne yakınlığı ile birlikte uygulama ve planlama sürecinin işleyişi ile de fiziksel çevrenin değişimine çarpıcı bir örnek olmuştur. Yaratılan fiziksel çevre, kent merkezinde ve tarihi bir çevrede yer almasına rağmen konumu ve yerel koşulları dikkate almaması, kent siluetindeki tavrı, karar süreçlerinin şeffaf ve demokratik olmaması ve sosyal boyutun önemsenmemesi nedeniyle Doğanbey TOKİ kentsel dönüşüm projesi hem kentli hem de kullanıcısı açısından negatif bir örnektir.

 

Osmanlı Devleti’ne başkentlik yapmış olması nedeniyle değerli bir tarihi ve kültürel mirasa sahip olan Bursa’nın coğrafi konumu, tarımsal, ticari ve endüstriyel potansiyelinin yüksek olması kentin çekiciliğini her dönem korumasını sağlamaktadır.

 

Proje alanı ve çevresinde Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından tescil altına alınmış anıtsal yapılar ve sivil mimarlık örnekleri yer almaktadır. Alanın doğusunda Ördekli Hamamı Çevresi Kentsel Sit Alanı bulunurken, Gazcılar Caddesi ve Fomara Caddesi’ne yönelmiş kuzey ve batı bölümlerinde, çok katlı iş merkezleri- MİA bölgesi -bulunmaktadır. TOKİ Kentsel dönüşüm projesi yıkımı öncesinde 4-5 katlı bitişik nizamlı binaların varlığına rağmen, bölgede organik dokunun hakim olduğu ve mevcut yapıların çoğunlukla 1 ve 2 katlı olduğu görülmektedir.

TOKİ’ler artık NEGATİF bile olsa, Bursa’nın tarihinde önemli bir yer aldı ve tarih serisinden silmemeliyiz, şehrin merkezinde öyle bir proje yapıldığı zaman bir ütopyaya ulaşılmaya çalışmış olabilir ama sonuç bir vahşet idi. O vahşetten bir ütopyaya ulaşabilmek için görsel şiddeti yerine

şiddetsizliği yerleştirdim.

Kentin dokusu anıtında her neslin tarihini yansıtan görsel bir tarihi metin içermektedir. Belki halkın ihtiyacına bir yanıttı ama ve o metin o çağın düşüncelerini inançlarını vs. yansıtıyor. Şehir merkezi kimliğini ve benzersizliğini ana hatlarıyla tanımlayan, eski ve yeni karışım birleştiren ve çeşitli mimari tarz ve program sunuyor.

Bu yüzden TOKİ’leri kısmen korumak, tarihi korumak demektir. Geçmişte yapılan bina örnekleri, önceki insanların çevrelerini çevreleyen ortamlara uyum sağlama konusunda nasıl yaşadıklarını, düşündüklerini ve üstesinden geldiklerini bilmek için önemli bir araçtır. Ki bir kentin evrimini güncel bir bağlamda anlamak için zaman çok önemlidir. Şehirler farklı dönüşüm faktörlerinin üst üste binmesinin bir sonucu olduğu için, geçmişte onları etkilemiş olan olaylar mevcut durumlarına ve geleceğe dönük olarak hazırlanmasına neden olmuştur.

Eski bir binanın yıkılması, kaçınılmaz olarak, insanların alışkanlıklarını etkilemektedir, çünkü kendilerinin ölen kısımlarını görmektedirler. Her ne kadar bu yapıların büyük bölümleri vatandaşların ortak ihtiyaçlarını karşılamak için yapılmış olsa da, fikirleri temsil eder, TOKİ örnek olarak bahsedecek olursak, sayı olarak insanlar, yolsuzluk, inşaat yatırımları, zevksizlik, tarihi mirası değer vermemek gibi değerler algılanabiliriz.

 

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.